Web Tasarım: Kolay okunabilen içerikler yazmak

5 Şubat 2015 - 29 Okunma
Web Tasarım: Kolay okunabilen içerikler yazmak
Yazı tipi, renklerin kullanımı, paragraflama, sadelik gibi şeylerin bir web sitesinde olması gerektiği taraftarıyım. Bir Blog (Günlük) yazarı olarakta, bunları uygulamaya ve daha önemlisi neyin nasıl yapılması gerektiğini öğrenmeye çalışıyorum. Yabancı kaynaklara göre sitenize gelen ziyaretçilerin %95’i içeriğin %80’ini okumuyor. İstatistik programları yardımıyla Hemen çıkma oranlarından bunun ne kadar doğru olduğunu görebilirsiniz. Bu tip bir […]

Yazı tipi, renklerin kullanımı, paragraflama, sadelik gibi şeylerin bir web sitesinde olması gerektiği taraftarıyım.

Bir Blog (Günlük) yazarı olarakta, bunları uygulamaya ve daha önemlisi neyin nasıl yapılması gerektiğini öğrenmeye çalışıyorum. Yabancı kaynaklara göre sitenize gelen ziyaretçilerin %95’i içeriğin %80’ini okumuyor. İstatistik programları yardımıyla Hemen çıkma oranlarından bunun ne kadar doğru olduğunu görebilirsiniz.

Bu tip bir durumla karşı karşıyayken bizim yapmamız gereken bu değeri %20’lerden daha yukarıya çekmeye çalışmak veya en azından %20’ye yakınlaştırmak olmalı. Peki bunun için ne yapmalıyız.

Yazılarınızı Paragraflara Ayırın

Kolay okunma sağlaması amacıyla yazılarınızı paragraflara ayırın. Böylece yazı daha kolay seçilebilecek ve ziyaretçi yazınızı daha kolay okuyacaktır. Kullanıcıların büyük bir çoğunluğu ne yazıyor, yazının neresini okuyorum diye konsantre olmaya çalışmazlar, eğer yazınızı okuyamazlarsa, sitenizden çıkarlar.

İnsanlar internete girdiklerinde sadece bir siteye odaklanmazlar. Genelde MSN türü bir program arkada açık olur, tercihen facebook’a göz gezdiriyorlardır, onun dışında web tarayıcının bir sayfasından da sizin sitenizdeki bir içeriği okumaya çalışıyorlardır. (Çocuk çığlıkları, evdeki ebeveynlik görevleri veya gençlerse anne-baba’larının o anda onlara seslenmesi gibi dış etkenleri dile getirmiyorum bile)

Böyle bir durumda acaba kaç kişi paragraflara ayrılmamış bir yazıya odaklanabilir ki.

Alt Başlıklar Kullanın

Alt başlıklar kullanılması ki bu yazıda da alt başlıklar kullanıyoruz, ziyaretçinin ilgilendiği içeriğe daha çabuk ulaşmasına ve yazıyı daha iyi okumasını sağlar. Burada önemli nokta alt başlıklarınızın, başlığın altındaki içerikle ilgili olmasıdır. Yoksa bunları kullanmanın bir mantığı olmaz.

Gereksiz yere Laf Salatası yapmayın

Bir ziyaretçi sitenize uzun uzun birşeyler okumak için girmez, onların yaptığı okumak deil sayfayı taramak ve istediği şeyi almaktır. Bu yüzden uzun cümleler yerine, kısa ve öz anlatımlar kullanın. Örnek vermek gerekirse;

Sitedeki yazarlarla ve site geneliyle ilgili bilgilere ulaşacağınız sayfa

yerine aşağıdaki gibi kısa ve öz olun;

Hakkımızda sayfası

Sanırım örnek göz önüne alındığında ne demek istediğimi anlaşılmıştır.

İçerikteki önemli yerlerin vurgulandığına ve yazı içinde öne çıktığına emin olun

Herşey içeriğin daha kolay ve daha fazla süre okunmasını sağlamak amaçlı olduğunu söylemiştim. Yazıyla ilgili bazı bölümleri belirtmek ve yazıyı tarayan ziyaretçinin bunları görmesini sağlamak gerekir. İşte bu adımda önemli yerleri koyu, italik yazı tipi, altı çizili kullanarak öne çıkarabiliriz. Burada deminde değindiğimiz doğru alt başlık kullanımı yazının öne çıkmasına yardım eder. Hatta değişik büyüklüklerdeki alt başlıklar kullanarak hangisinin, hangisinden daha önemli olduğunu bir hiyerarşi içinde verebiliriz.

Sitenizde kullandığınız Font’un (Yazı Tipinin) okunabilirliğinden emin olun

Çoğu Web tasarımcı bunu es geçer, seçtiğimiz font neredeyse en önemli etkendir. Tasarımcının Font seçerken yapması gereken en önemli optimizasyon, seçtiği font’un her sistemde nasıl görüneceğini görmesi ve her bilgisayarda kolayca okunabilecek bir Font seçmesi gerekliliğidir. Özel fontlar banner ve grafiklerde güzel görünebilir ama içerikteki yazı için kullanacağımız font, basit, çok ince olmayan ve genel olarak çoğu işletim sisteminde ve web tarayıcıda kullanılan bir font olmalıdır.

Ziyaretçilerin soru ve yorumlarını nereye yazabileceklerini açıkça belirtin

Bazı durumlarda içeriğin tam olarak anlatılmamış yerleri olabilir, bunlara ulaşmak içinse ziyaretçilerin soruları ve yorumları güzel bir seçenektir, onlara bu yolla içeriğe birşeyler katma şansını verin, böylece içeriğinizde eksik kalan kısımlar ziyaretçilerinizin yorumlarıyla tamamlanmış olacaktır. Eğer blog tarzı bir siteniz yoksa size ulaşmaları için bir iletişim formu veya hiç yoktan bir e-mail adresini görebilecekleri bir yere ekleyin.

İçeriğinizi başka birine kontrol ettirin

Bir konuyu yazıp, yayınlamadan önce kendimiz kontrol etmiş olsakta, bazen işimiz olduğundan, bazense dalgınlığımıza denk geldiği için bazı hataları göz ardı edebiliriz. Bu yüzden içeriği yayınlamadan önce başka birininde içeriği okuyup hata olup olmadığını kontrol etmesini sağlayın. Böylece içeriğinizdeki hata oranı minimuma düşecektir.

Sonuç

Kullanışlı içerik için aklıma gelenler ve internet üzerinde yaptığım araştırmalarda bu ana noktalara dikkat etmek gerektiğini öğrendim. Bunun dışında Gelişmiş ziyaretçiler için linklendirme kullanılarak anlatılan konunun teknik özelliklerini de eklemek gerektiği, içeriği güncel tutmanın önemi ve Stephen King’in %10 kuralı gibi şeyleri de okudum ama değinmeye değer görmedim. Çünkü yukarıda benzer şeyler geçiyor.

Anlatmadıklarım içinde Stephen King’in %10 kuralına değinmek istiyorum. bu kural bir formüle bağlanmış.

İkinci Taslak = Birinci Taslak – %10

Bu kurala göre bir konuyu yazıyoruz sonra kelimeleri sayıyoruz. Saydığımız kelimelerin yüzde 10’unu hesaplıyoruz ve çıkan kadar kelimeyi, ilk yazdığımız yazıdan çıkarıyoruz. Böylece daha basit, daha kısa ve okunabilirliği daha fazla olan bir içeriğimiz oluyor.

Bu teknikleri öğrendiğimize göre şimdi bunları web sitelerimizde uygulama zamanı. Bende şu anda gezdiğiniz tasarımı yeni oluşturdum. Benim içinde bu teknikleri göz önüne alarak yazıları ona göre ayarlamanın zamanıdır. Kolay okunabilen içerikler yazmanız dileğiyle.

ITC | İlkteknoloji